Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi ve Aydın Ticaret Odası (AYTO) Başkanı Hakan Ülken, 2027-2029 yıllarını kapsayan Orta Vadeli Program (OVP) hakkında değerlendirmelerde bulundu. Ülken, reel sektörün direnç kazanabilmesi için sanayi üretimindeki düşüşün engellenmesi ve KOBİ’lerin kredi imkânlarına ulaşmasının kolaylaştırılması gerektiğinin altını çizdi.
Yeni OVP’nin geçmiş dönemlere kıyasla daha ayakları yere basan bir tablo çizdiğini belirten Ülken, özellikle 2027 yılına işaret etti. Programın 2028 ve 2029 yıllarının seçim sonrasını kapsadığını hatırlatan Ülken, reel sektör için asıl belirleyici dönemin 2027 olacağını ifade etti. OVP’deki yüzde 4,2’lik büyüme hedefine değinen AYTO Başkanı, oran kadar büyümenin nasıl elde edileceğinin de önemli olduğunu vurgulayarak; temel gayenin sanayiyi durgunluktan çıkarmak ve ihracatçıyı korumak olması gerektiğini dile getirdi.
Sıkı para politikasının kredi musluklarını daralttığını belirten Ülken, önümüzdeki süreçte finansal imkânların esnetilmesi gerektiğini söyledi. 2027’de Yatırım Taahhütlü Avans Kredileri (YTAK) ile Eximbank desteklerinin kritik rol oynayacağını ifade eden Ülken, teşviklerin sadece yeni yatırımlara değil, mevcut işletmelerin nakit ihtiyacını karşılamaya da yönlendirilmesini önerdi.
Sanayi sektöründeki daralmanın istihdam hedeflerini riske attığını vurgulayan Ülken, PMI verilerinin yaklaşık 30 aydır 50 eşik değerinin altında kaldığına dikkat çekti. İşsizliği azaltma hedeflerinin tutması için üretim tarafındaki gerilemenin durdurulması gerektiğini belirten Ülken, KOBİ kredilerine uygulanan kısıtlamaların gevşetilmesini istedi. Aksi takdirde piyasadaki nakit akışının bozulacağını ve şirketlerin ciddi zorluk yaşayacağını kaydetti.
Eximbank kredi maliyetlerinin yeniden düzenlenmesi, istihdam maliyetlerinin artırılmaması ve mevcut prim teşviklerinin sürdürülmesi gerektiğine değinen Ülken, yeşil ve dijital dönüşüm konusuna da dikkat çekti. Avrupa Birliği fonlarının ve uluslararası finansman kanallarının aktif kullanımı olmadan yeşil dönüşümün yakalanamayacağını, bunun da dış ticarete olumsuz yansıyacağını belirtti.

